Eğitim Neresi sürgün bize, neresi gurbet? Annie şanslı yoksul göçmenlerdenmiş. Amerika’ya ayak basarak ailesine kavuşmuş ve ömrünün sonuna kadar burada yaşamış. Hatta Ellis Adası’na heykeli bile dikilmiş. Peki ya Annie kadar şanslı olmayanlar? Hakan Kaplan 6 Nisan 2026 Hep yanlış buldum bize verdikleri adı: Göçmen, Göç eden demektir bu, oysa biz Göç etmedik, kendi isteğimizle Seçerek başka bir ülkeyi, gelmedik … Bir yuva değil, bir sürgün yeri olur ancak Kabul edildiğimiz ülke bize Bertold Brecht Annie Moore 20 Aralık 1891 günü İrlanda’nın güneyinde yer alan şimdiki adıyla Cobh o dönemki adıyla Queenstown Limanı’nda demirli Nevada isimli buharlı gemiye binmişti. Bir eliyle 15 yaşındaki erkek kardeşi Anthony’i diğer eliyle de 12 yaşındaki erkek kardeşi Philip’i tutmuştu. Henüz 18 yaşında olmasına karşın dört yıldır kardeşlerinin hem anası hem de babası olmuştu. Çocuk omuzlarına yüklenen sorumluluk çabucak olgunlaştırmıştı genç kadını. Bir milyondan fazla insanın açlıktan ölümüne neden olan İrlanda Patates Kıtlığının üzerinden neredeyse 40 yıl geçmiş olmasına karşın halen etkileri hissediliyordu. Annie’nin yaşadığı bölge olan County Cork nüfusunun üçte birini açlığa kurban vermişti. Bir o kadarı da hayatta kalabilmek için aç biilaç yollara düşmüştü. En çok da Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) gurbet bellemişlerdi. Annie’nin anne ve babası da dört yıl önce çıkınlarına umudu katık edip düşmüştü Amerika yollarına. Annie Moore ve kardeşleri Göç sırası Annie ve erkek kardeşlerine gelmişti. Bir yanda anne ve babalarına kavuşacak olmanın sevinci, diğer yanda yolun bilinmezliği. Karışık duyguların git gelindeyken çalan geminin kampana sesini duymuştur elbet ve gemi Kelt Denizi’nin açıklarına doğru ilerlerken, çelik gibi soğuğa aldırış etmeden koşarak güverteye de koşmuştu. Ne de olsa gidip dönmemek de var. Son kez doğup büyüdüğü toprakları görmeyi istemiştir elbet. On bir gün ve on bir gece okyanusun hırçın dalgaları ile boğuştuktan sonra New York açıklarında kara görünmüştü. Gemi yavaş yavaş Henry Hudson’ın 1609’da Atlantik ile Pasifik Okyanuslarını birleştiren bir kanal olabileceği umuduyla kat ettiği nehrin ağzına gelmişti. Özgürlük Heykeli 92 metrelik boyu ve ışık saçan meşalesi ile Annie ve kardeşlerini karşılamıştı. Bir an önce anne ve babasına kavuşmak için geminin rıhtıma yanaşmasını bekleyen Annie ve kardeşleri, karaya ayak basmadan, diğer üçüncü sınıf yolcularla birlikte, bir mavnaya bindirilmişti. Mavna dümenini New York Limanı’nın biraz açığında, Özgürlük Heykeli’nin gölgesinin üzerine düştüğü küçücük bir adaya doğru kırmıştı. Bu ada Ellis Adası idi. XVI. yüzyılda bölgede yaşayan Moheganlar tarafından Martı Adası, XVII. yüzyılda Hollandalıların adayı ele geçirmesi ile İstiridye Adası, XVII. yüzyılda korsanlıktan hüküm giyenlerin asılması için kullanıldığı için Darağacı Adası olarak adlandırılan bu ada; 1874’te Galli bir tüccar olan Samuel Ellis’in satın alıp balıkçılar için bir taverna açması ile Ellis Adası adını almıştı. Resmi adı haritalarda Ellis olarak geçse de ada 1892’den sonra bazıları için Istırap Adası, bazıları için Gözyaşı Adası; bazıları için de Umut Adası ismini aldı. Çünkü bu ada 1 Ocak 1892’den 12 Kasım 1954’e kadar açlıktan, yoksulluktan, ayrımcılıktan ve savaştan kaçarak Amerika’ya dümen kıran göçmenler için bir istasyon olmuştu. Kimi bu istasyondan geçip “umutlar” diyarı olan Amerika’ya adım atarken; kimi de ıstırap ve gözyaşı içinde gerisin geri geldikleri ülkeye gönderilmişti. İşte Annie bu istasyona ayak basan ilk göçmen olmuştu. Nevada Gemisi’nin birinci ve ikinci sınıf yolcuları hızlıca gemide doktor muayenesinden geçirilerek karaya ayak basmışken; güverte altında yolculuk yapmış olan Annie, kardeşleri ve diğer üçüncü sınıf yolcular Ellis Adası’na götürülmüş. Göçmenler Ellis Adası’nda önce bulaşıcı hastalıklar açısından incelenirmiş. Bu hastalıklardan körlüğe neden olan trahom göçmenlerin kâbusuymuş. Kör olacaklarından değil de geri gönderileceklerinden korkarlarmış. Çünkü göçmenlerin en sık geri g