Almanya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2027-2028 dönemindeki geçici üyelik seçimlerinde tarihindeki ilk başarısızlığını yaşadı. Yapılan oylamada, Afrika grubundan Zimbabve 182 oy ve Latin Amerika-Karayipler grubundan Trinidad ve Tobago 181 oy alarak geçici üyeliğe seçildi. Batı Avrupa ve Diğer Grup kategorisinde ise Almanya, Avusturya ve Portekiz, iki boş koltuk için mücadele etti. Portekiz 134, Avusturya 131 oy alırken, Almanya yalnızca 105 oyla geride kaldı ve böylece BMGK geçici üyeliğine seçilmeyi başaramadı.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin BMGK’daki dönüşümlü üyelik koltuğunu kazanamamasının gerekçesini Ukrayna ve İsrail’e sağladıkları destekle ilişkilendirdi. Wadephul, güvenlik konseyindeki yeni üyelerin belirlenmesi sürecinde Almanya’nın Portekiz ve Avusturya’ya karşı kaybetmesini “acı bir yenilgi” olarak tanımladı. Dışişleri Bakanı, “Ukrayna’ya olan kararlı desteğimiz var; Rusya bu tarz bir sesin Güvenlik Konseyi’nde bulunmasını istemiyor” diyerek, Rusya’nın Almanya’ya karşı olumsuz bir algı oluşturma çabalarının açık olduğunu vurguladı.
BMGK, veto hakkına sahip beş daimi üye (Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD) ve seçilen on geçici üyeden oluşuyor. Wadephul, “Bazı konularda her zaman net bir tutum sergiledik ve bu, diğer üye devletlerle örtüşmeyen pozisyonlar olabilir” şeklinde açıklamalarda bulundu. Ayrıca, Almanya’nın Orta Doğu’daki çatışmalarda İsrail’e karşı özel bir sorumluluk üstlenmesinin de oy kaybına neden olabileceğini belirtti.
Almanya’nın bu önemli koltuğu kaybetmesi, Başbakan Friedrich Merz için bir darbe olarak değerlendiriliyor. Muhalefet, Merz’in Almanya’nın uluslararası alandaki konumunu güçlendirmeye yönelik iddialarını sorgularken, Merz, ülkesinin uluslararası sisteme destek vermeye devam edeceğini ifade ederek Avusturya ve Portekiz’i tebrik etti. Merz, “Bu sonuç, Birleşmiş Milletler’deki görevlerimizi değiştirmiyor. Almanya, çok taraflı sistemin güvenilir bir dayanağı olmaya devam edecek” dedi.
BMGK üyeleri, her ay sırayla başkanlık yapma yetkisine sahip ve seçimlerde, BM Genel Kurulu’ndaki oyların en az üçte ikisinin alınması gerekiyor.
