Bilgi Üniversitesi Tartışmaları Yeniden Alevlendi: Erdoğan’ın Rolü Ne Olacak?

Bilgi Üniversitesi Tartışmaları Yeniden Alevlendi: Erdoğan’ın Rolü Ne Olacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi ile ilgili yeni gelişmeler gündeme geldi. Gazeteci Zafer Şahin, kayyum heyetinin hazırladığı raporun Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) sunulduğunu ve dosyanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletildiğini belirtti. Ayrıca, öğrenciler ve ailelerinden gelen taleplerin dikkatle takip edildiği ifade ediliyor.

Şahin, Ankara kulislerinde, “Bilgi Üniversitesi ile ilgili henüz kesin bir karar alınmadı” şeklinde yorumlar yapıldığını aktardı. Erdoğan’ın, öğrencilerin mağduriyet yaşamaması için duruma müdahil olabileceği konuşuluyor. Şahin, “Şimdi gözler Erdoğan’a çevrildi” dedi.

Son dakika haberleriyle hareketlenen Bilgi Üniversitesi dosyası, kayyum heyetinin hazırladığı raporun YÖK’e sunulması ile gündeme geldi. Öğrenci ve aile taleplerinin dikkate alındığı belirtiliyor.

1996 yılında kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye’de vakıf üniversite modelinin öncüsü olarak tanınıyor. Yıllar içinde Kuştepe, Dolapdere ve Santralİstanbul kampüsleriyle büyüyen üniversite, yaklaşık 20 bin öğrenciye, 1000’den fazla akademisyene ve 150’den fazla eğitim programına sahip. Son zamanlarda Can Holding bünyesine dahil olan üniversite, holding hakkında başlatılan soruşturmalar neticesinde vakıf yönetimine kayyum atanmıştı. Kapatma kararı sonrası öğrenciler kampüste toplanarak protesto düzenlemişti. Polis, okul çevresinde barikatlar kurarak, girişleri yalnızca öğrenci ve personele kapatmıştı. Mezunlar ve destek için gelen grupların girişine izin verilmemesi, gerginliğe neden olmuştu; ancak tepkilerin artması üzerine kapılar yeniden açılmıştı.

Öğrenciler, yaptıkları açıklamalarda, sürecin kayyum atamaları ile başladığını ve eğitim haklarının tehdit altında olduğunu savunarak, “Üniversiteler bizimdir”, “Eğitim haktır, gasp edilemez” gibi sloganlarla alınan kararın geri çekilmesini talep etmişlerdi. Üniversite bileşenleri ise kararın “hukuksuz, keyfi ve anti-demokratik” olduğunu belirtmişti. Açıklamada, yaklaşık 20 bin öğrencinin eğitim hayatının belirsizliğe sürüklendiği ve binlerce çalışanın işsizlik riski ile karşı karşıya olduğu vurgulanmıştı. Kampüs yaşamının yalnızca eğitimle sınırlı olmadığı, üniversitelerin dayanışma ve ortak yaşam alanları olduğuna da dikkat çekilmişti. Öğrenciler ve akademisyenler, sürecin şeffaf yürütülmesi, kapatma kararının geri çekilmesi ve hiçbir öğrencinin ya da çalışanın mağdur edilmemesi için somut güvencelerin verilmesini talep ediyor.

Author: Onur Koç