Körfez bölgesindeki gerilim seviyesi büyük bir artış gösterdi. ABD, İran ile süregelen kırılgan ateşkes sürecinde, Ortadoğu’ya çok sayıda askeri uçağı sevk etti. Son haftalarda yaşanan askeri hareketlilik, bölgedeki dengelerin yeniden sarsılabileceğini gözler önüne seriyor. Özellikle Körfez hattında artan hava trafiği, dikkat çekici bir durum oluşturuyor.
Uluslararası uçuş takip verilerine göre, 27 Nisan günü ABD ordusu, stratejik askeri noktalarına önemli bir sevkiyat gerçekleştirdi. Bu operasyonların merkezi ise Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü oldu. Birçok askeri nakliye uçağının kısa aralıklarla bu üsse iniş yaptığı bildirildi.
El-Udeyd, ABD’nin Ortadoğu’daki en büyük askeri üssü olarak sadece bir askeri tesis değil, aynı zamanda bölgedeki operasyonların komuta merkezi konumundadır. Burada, çeşitli görevler için konuşlandırılmış yaklaşık 100 hava aracı bulunmaktadır ve geniş bir coğrafyada hava faaliyetleri bu merkezden yönetilmektedir.
Sahada artan askeri hareketliliğin arkasında ise diplomatik alanda yaşanan çıkmaz yatıyor. 8 Nisan’da sağlanan ateşkesin ardından başlatılan müzakerelerden herhangi bir somut sonuç alınamamış durumda. Taraflar arasında kalıcı bir uzlaşma sağlanamaması, askeri seçeneklerin tekrar ön plana çıkmasına yol açtı.
Ayrıca, Washington yönetiminin 13 Nisan’da uygulamaya koyduğu deniz ablukası kararı, gerilimi artıran bir diğer önemli adım oldu. Hürmüz Boğazı çevresinde İran bağlantılı gemilere yönelik müdahaleler ve karşılıklı alıkoyma girişimleri, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti. Uzmanlar, El-Udeyd’deki askeri yoğunluğun, olası bir çatışma senaryosuna karşı hazırlık niteliği taşıdığını vurguluyor. Daha önce güvenlik gerekçesiyle bölgeden çekilen bazı askeri personelin geri dönüp dönmeyeceği ise hâlâ belirsiz.
Tüm bu olaylar, Körfez’deki kırılgan dengenin her an değişme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki artan hareketlilik ve karşılıklı hamleler, “fırtına öncesi sessizlik” yorumlarını yeniden gündeme getiriyor.