Usta: “Doğurganlık Oranındaki Düşüş Türkiye’nin Geleceği İçin Tehdit”

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, 2025 yılı doğum istatistiklerini değerlendirdiği bir paylaşımda, Türkiye’deki doğurganlık oranındaki ciddi düşüşe dikkat çekti. Usta, bir kadının hayatı boyunca ortalama kaç çocuk sahibi olacağını gösteren toplam doğurganlık hızının 1,42’ye gerilediğini belirterek, bu oranın mevcut nüfus yapısının sürdürülebilirliği için en az 2,10 seviyesinde olması gerektiğini vurguladı.

Siyasete girdiği ilk günden itibaren bu konuyu dile getirdiğini ifade eden Usta, doğurganlık oranlarındaki düşüşün bir beka sorunu olduğunu söyledi. 2014 yılından bu yana kesintisiz bir düşüş yaşandığını belirten Usta, 2024 Şubat ayında, “Türkiye’deki nüfus artış hızındaki veya doğurganlıktaki düşüşün araştırılması” amacıyla mecliste bir öneri sunduklarını, ancak Cumhur İttifakı’nın bu öneriyi reddettiğini hatırlattı. Usta, hükümetin bu hayati konuda ne gibi adımlar attığını sorguladı.

Hükümetin nüfus politikalarını sadece sözde bıraktığını öne süren Usta, “En az 3 çocuk deniliyor, bu güzel bir söylem ama bu söylem gerçeğe dönüşüyor mu? Açıklanan vizyon belgesinin içi tamamen boş” ifadelerini kullandı. Nüfus azalmasının nedenlerini bilimsel bir şekilde analiz edilmesi gerektiğini dile getiren Usta, şu soruları gündeme getirdi: “Bu düşüşün ardındaki asıl sebepler kötü giden ekonomi, gelecek kaygıları ve çocuk yetiştirmenin maliyetleri mi? Yetersiz kreş ve bakım olanakları ile zayıflayan eğitim sistemi bu düşüşte ne kadar etkili? Gençlerin işsizlik oranları ve kendi hayatlarını sürdürememesi bu durumun neresinde?”

Doğum oranlarındaki bölgesel ve eğitim durumuna bağlı olarak farklılıklar gözlemlendiğine dikkat çeken Usta, her kesime yönelik özel tedbirlerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. İktidarın bu sorunlarla ilgilenmek yerine geçmişi suçlamayı tercih ettiğini savunan Usta, “Siz yine kurullar oluşturun, içi boş vizyon belgeleri yayınlayın ve sembolik çocuk yardımları yapmaya devam edin” diyerek mevcut çözümlerin yetersizliğine vurgu yaptı.

Author: Onur Koç